"Her iyilik bir sadakadır."
0216 614 04 61

Sadaka Taşları

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmanın En Güzel Örneği…


Sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel örneklerinden birisi olan “Sadaka Taşları”, insan onurunun incinmeden yardım almasını sağlayan eski yardımlaşma sistemlerinden biri olarak bilinmektedir. Sadaka taşlarının diğer yardımlaşma sistemlerinden en belirgin farkı ise, yardımlaşmanın yalnızca zengin-fakir çizgisinde değil, bir mahalle içinde aynı sosyal statüye sahip insanlar arasında da kurulmuş olmasıdır. Bu noktada vakıflar, imarethaneler gibi yardım kuruluşlarının aksine sadaka taşlarının birbirleriyle daha yakın duran, komşuluk ilişkileri içerisinde olan insanlar arasında bir yardım işlevi görmesidir.



Osmanlı döneminde yaygın olarak görülen bu sadaka taşları vasıtasıyla nakdî ve aynî vardım yapılmaktaydı. Nakdî yapılan yardımlarda paranın uçup kaybolmaması için kağıt para yerine madeni paralar bırakılır, aynî yardım olarak ise giyim kuşam eşyaları ve çeşitli besinler bırakılırdı. Fakir ve muhtaç kimseler, sadaka taşlarında birikenler bağışlardan sadece ihtiyacı kadar alır diğer fakirlere de birşeyler bırakmaya özen gösterirlerdi. Bu bağışlar, genellikle gece karanlığında veya kimsenin olmadığı bir zamanda, sadakaların, bu taşın tepesindeki çukura bırakılmasıyla gerçekleştirilirdi. İhtiyacı olduğu halde dilenmekten çekinen kimseler gecenin geç saatlerinde taşın yanına para almaya gelir ve kendisi için gerekli olan miktarı buradan temin ederdi.



Sadaka taşları, Osmanlı İmparatorluğu’nun hâkim olduğu coğrafyada yaygın bir şekilde kullanılmış ve günümüzde de koruma altına alınması gereken kültürel unsurlar arasına girmiştir. Çeşitli bölgelerde “Zekat Taşı”, “Zekat Kuyusu”, “Dilenci Mihrabı”, “Hacet Taşı”, “İhtiyaçgâh”, “Fıkara Taşı”, “Hayrat Deliği” gibi isimlerle de anılmakta olan bu taşların, genellikle, cami, tekke, medrese avluları, çeşme başları, üç beş semtin birleştiği köşelere, fakir, muhtaç, hasta insanların barındığı yapıların önlerine (Üsküdar’daki Miskinler Tekkesi gibi) dikildiği görülmektedir. Bunların dışında cellat mezarlıklarına da sadaka taşlarının dikildiği bilinir. Cellâtlar can almaları nedeniyle Osmanlı’da dışlanmış bir grubu oluşturmuşlardır. Bu sebeple genellikle yerleşim yerinden uzak mezarlıklarda, isimleri yazılmadan sadece mezar başlarında bir taş konularak defnedilmişlerdir. Belirli zamanlarda mezarlıkları ziyaret eden kişiler, cellât mezarlığı kenarına konan sadaka taşlarına  para bırakarak cellâtların ailelerinin geçinebilmesi için sadakalarını bırakmışlardır.



Kur’an-ı Kerim’de bulunan infakla ilgili âyetler ve Hz. Muhammed (sav)’den nakledilen hadisler dolayısıyla Osmanlı kültüründe sadakaya önem verilmiş, ideal İslâm toplumlarında sadaka sosyal dengenin en önemli unsuru olarak görülmüştür. Sadaka, sürekli olarak uygulanabilen bir fiil olması sebebiyle yardıma ihtiyacı olan kimselerin devamlı surette gözetilmesini, açlığın, muhtaçlığın ve bundan doğacak hırsızlık, isyan gibi kötülüklerin önlenmesini ve böylece toplumsal bir huzur ortamının oluşmasını temin eden bir ibadet olarak kabul edilmiştir. Sadakanın riyaya düşmeden ve verilen kişiyi incitmeden verilmesi gerektiğinin şehir kültüründeki yansıması sadaka taşlarıyla görülmektedir.


Öte yandan İslamiyet’in sadaka konusunda insanlar arasında bir ayrım gözetmeden, ihtiyacı olan herkese -hatta her şeye- yardım edilmesini öngören yaklaşımı da evrensel bir tavır olarak karşımızda durmaktadır. Bu konuda şu âyetin nuzûlünden sonra Hz. Peygamber (sav)’in sadaka uygulamasını değiştirmesi önemlidir:

“Ey Âdemoğlu! İhtiyacından fazla olan malını sadaka olarak vermen, senin için iyi; vermemen ise kötüdür. İhtiyacına yetecek kadarını elinde tutmandan dolayı ayıplanmazsın. İyiliğe, geçimini üstlendiklerinden başla. Veren el, alan elden daha üstündür.” (Müslim, Zekât, 97; Tirmizî, Zühd, 32)

Onları doğru yola götürmek sana ait değil. Fakat Allah dilediğine doğru yolu gösterir. Hayra ait bir şey verirseniz bunun faydası size. Zaten yoksullara vermeniz de ancak Allah rızası içindir. Hayır yapmak için verdiğiniz şey, size fazlalaştırılır ve siz zulüm görmezsiniz. (Bakara, 2/272)



Bu âyet gelene kadar Hz. Peygamber (sav)’in, Müslümanlardan başkasına sadaka verilmemesini emrettiği bilinmektedir. Fakat bu âyetin nüzulünden sonra Hz. Peygamber (sav), el açan herkese, inancını sorgulamaksızın sadaka verilebileceğini bildirmiş ve bizzat kendisi de bunu uygulamıştır. Kısacası İslâmîyet’in yardımlaşma anlayışında evrensel bir kriterinin olduğu sabittir. Bu konu hakkında çok yakın zamanlardaki zarif bir tavrı da Ahmed Yüksel Özemre’nin hatıralarında şu şekilde görmekteyiz:



“Üsküdar ahâlisi sokağa çıkarken fakirlere vermek üzere cebinde dâimâ bozuk para bulundururdu. İsteyene sadaka mutlaka verilirdi. Fıkarâ, sarhoş bile olsa, asla tahkir edilmezdi. Sarhoşa nasihatin tesir etmeyeceğini iyi bilen Üsküdar’lılar yalnızca: “Allah ikrahlığını versin, umûrunu hayra tebdîl etsin, evlâdım!” diye dua eder; cevap olarak da: “Amin efendim; Allah sizden razı olsun!” duasını alırlardı.”



Sadaka Taşlarının bulunduğu bazı yerler;

Süleymaniye Camii avlu içinde, Ayasofya Camii soğukçeşme sokağı girişinde,  Karaköy Arap Camiii giriş kapısı yanında, Cağaloğlu Hacı Beşir Ağa çeşmesi karşısında, Üsküdar Doğancılar İmrahor Camii yanında, Üsküdar Karacaahmet Fethi Ahmet Paşa Camii yanında, Karacaahmet Aşçıbaşı Camii avlusunda, Fatih Mehmed Ağa Camii ana giriş kapısı sağında, Aksaray Sofular caddesi ile Ragıp Bey sokağının birleştiği köşede, Kocamustafapaşa Sümbül Efendi Camiii ve türbesinde, Kocamustafapaşa Hekimoğlu Ali Paşa Camii avlusunda.




Paylaş:

Etiketler:

Naif ve estetik yardımlaşma kültürünü, ‘sadaka taşları’ modelini örnek alarak canlandırmak.
Tüm dünya yoksulları, garipleri, yetimleri için kalıcı projeler üretmek.
Kuraklığın hüküm sürdüğü, yer altı ve üstü sularının kirli olduğu coğrafyalarda temiz, içilebilir su kuyuları açmak.

Devamını Oku
Sosyal Medya Bilgileri
İletişim Bilgileri
  • Kısıklı Mahallesi. Ferah Caddesi. Numara : 6/B Uskudar / ISTANBUL / TURKEY
  • +90 216 614 04 61
  • sadakatasi@sadakatasi.org.tr

Copyright 2018 Sadakataşı. Tüm Haklara Saklıdır.

Design by Tuşsesleri.